İstanbul- Paris karavanla..

Öncesi Karavanla Fransa , Dalmaçya kıyıları yazısında.

2018 Ağustos ayında Karavanımızı hazırladık, yola çıkmaya hazırız. Bu gün Bulgaristan oradanda Sırbistan‘a geçip geceyi Niş-Belgrad arasında bir yerde tercihen Belgrad’da geçirmeyi planlıyoruz.

Yola çıkarken karavan ile ilgili her türlü hazırlığın yaptık. Detayları http://sebnemgoldenberg.com/karavan-ile-yola-cikarken-neler-yapmaliyim/ yazısında yazmıştım.
Ama buna ilave olarak İsviçre’ye kadar fazla vakit kaybetmeden gitmeyi planladığımız ve bu güzergahta yollarda neler bulabileceğimizi bilemediğim için yanımıza yemek için bozulmayacak bir şeyler aldım. Hem kahvaltı hemde diğer öğünleri düşünmek gerekiyor. Kahve ve su da ihmal edilmedi tabii ki.

Yola çıkış tarihimiz hem bayrama dönemine, hemde Avrupa’da yaşayan Türklerin dönüş tarihine denk geldiği için önceden tarih ile ilgili ayarlamalar için epey düşündük. Sonunda sıkıştıra sıkıştıra bayram tatilinin başlamasından 3 gün önce salı günü yola çıkmaya karar verdik. Özellikle sınırların kalabalık olmasından korkuyoruz.

14.08.2018

İstanbul’dan sabah erkenden 2800 km lik Paris yolculuğumuz başladı
Kapıkule sınır kapısına kadar yaklaşık 3 saatlik yol rahat geçti. Son anda aklımıza gelen eksikler için bir küçük mola dışında hiç durmadan geldik. Kapıkule çok kalabalık olmasa bile genede sırada bekleyen 50-60 araba var. Bu 50-60 arabalık konvoy Avusturya sınırına kadar her sınır geçişinde birbirimizin peşinde gideceğiz. Triptik ve pasaport işlemlerinin ardından nihayet Bulgaristan’a geçtik. Burada gümrük kontrol bize biraz sıkıntı yaratsa da sonunda yola tekrar çıkabildik. Bu arda Bulgar sınırından Vinyet almayı unuttuk. Her an polis çevirirmi stresi içinde 20-30 km kadar gidip gördüğümüz benzincide Vinyet satıldığını görünce rahat bir nefes aldık. Üstelik sınırdaki satış fiyatından daha ucuza vinyeti aldık.

İstikamet Sofya…294 km süren otoban yolculuğundan sonra Sofya’ya geldik fakat hiç şehir içine girmeden çevre yolundan Sırbistan sınırına Kaloti’naya 57 km yolumuz var. Sonuçta Bulgaristan’ın bir başından öbürüne 350 km lik bir yolculuktan sonra Sırbistan sınırına ulaştık. Bizim Türkiye çıkışında tanıştığımız konvoy burada da peşi sıra dizilmiş beklemeye başladık. Bulgaristan’a göre daha rahat bir geçiş olsa da yinede epey vakit kaybettik.

Sırbistan’da gece araba kullanmanın tehlikli olduğunu duymuştuk bu önceden Belgrad ve Belgrad’tan önce kalabileceğimiz kamping ayarlamıştım. Uzun süren yolculuğun ardından Niş çıkışında Belgrad’a kadar gitmeyip Jagodina yakınlarında Camping Ruža Vetrova‘da kalmaya karar verdik. Haritadan anlaşılmıyor ama kampinge gitmek için ana yoldan içeri girip sonrada tepelere tırmanarak gerekiyor. Daracık yollarda tabelası olamayan kampingi Google Map bile bulamadı. Neyse ki sonunda kampingi bulduk. Güzel bir yer ama büyük karavan hele hele çekme karavanla gelmenizi hiç önermem. Hemen girişte bizim karavana yer ayrılmış. Yerleşip tipik kamping muhabbeti yan komşumuz Romanya’lı aile ile sohbete geçtik. Keyifli bir gecenin ardından adresler telefonlar verildi “mutlaka gelirseniz arayın” lar arasında geceyi bitirdik.

Lozan için yola çıkmaya hazırız

15.08.2018

Sabah erkenden tekrar yola çıktık bu günkü planımız 1500 km kullanıp gece geçte olsa Lozan’a ulaşmak .

Belgrad’dan sonra Hırvatistan’a geçip Zagreb güzergahından şehirlerede hiç girmeden ( Tabii ki aklım kaldı bir görseydik…) Slovenya‘ya geçtik. Özellikle Lübliyana‘yı görmeyi çok istememe rağmen vakit yok deyip yola devam. Hava kararmaya başladı ama İtalya’ya geçtiğimizde otobanlar rahat değişe değişe gece de kullanırız diye düşünürken Trieste yakınlarına inanılmaz bir yağmur başladı göz gözü görmüyor. Çoğu yerde hızımız 20km ye kadar düşüyor. Venedik’i geçtik hala yağıyor. Hava karardı otoban bile olsa sabah erken yola çıktığımız için yorgunluk çökmeye başladı. Genelde birimiz uyurken diğeri araba kullanır dolayısı ile nöbetleşe uzun mesafe kullanabiliriz; fakat hava o kadar kötü ki 2 göz yetmiyor 4 göz yola bakıyoruz. Sonunda Milano’ya ulaştık; yağmur dindi ama bizimde pilimiz bitti. Bir benzinciye girip yol boyunca hayal ettiğimiz bir italyan pizzasını yemek istedik ama epey geç olmuş yiyecek pek bir şey kalmamış.

Bir şeyler atıştırıp yola çıktık fakat o kadar yorulduk ki artık zorlamaya gerek yok. Bir benzinciye girip birkaç saat uyumaya karar verdik.

16.08.2018

Yarım yamalak bir uykudan sonra sabah güne erken başladık; öğleden önce Lozan’da olmayı planlıyoruz. LuiCan orada bizi bekliyor.

Yaklaşık 4 saatlik yolumuz var. Milano çıkışından sonra Aosta üzerinden İsviçre’ye geçeceğiz. Aosta’ya kadar otoban olan yol buradan sonra dağlara tırmanmaya başladı. Yol kalitesi güzel olsa da döne döne gidiyoruz.

İtlaya’dan İsviçre’ye buradan geçerken Alp dağlarını geçmek gerekiyor. Gerçekten gökyüzüne çıkıp iniyorsunuz sanki. Doğa o kadar güzel ki.. muhteşem dağlar yemyeşil ormanlar..acelemiz olmasa her virajda durup etrafı seyredeceğim. Ama oğlum bekliyor.

Bölgedeki en yüksek geçiş ise Saint Bernard geçiti. Ama burada birde tünel var, Büyük Saint Bernard tüneli. Vakit sıkıntımız olduğu için biz tünelden geçmeyi tercih ettik. Aracımız büyük olduğundan 30 Euro kadar bir ödeme yaptık. Biraz içimize oturdu ve dönüşte tünele girmedik ama oda başka bir macera odu. Dönüşte anlatacağım.

İsviçre’nin muhteşem manzaraları
Otoban değil ama çook güzel

Sonunda Lozan’a geldik. Oğlumla buluştum…. LuiCan’ın odasında, Roni uyurken, ben getirdiklerimi yerleştirip biraz dinlendikten sonrada keyifli bir akşam yemeği için dışarıya çıktık. İsviçre’ye gelinince tabii ki peynir fondü yenir…Güzel bir yemeğin ardından Paris’e doğru yola çıktık. Üç hafta sonra tekrar gelmek üzere Lozan’a ve LuiCan’a veda ettik. Gündüz dinlediğimiz için artık gece araba kullanabiliriz.

Lozan-Paris 520 km ve 5 saat sürmesini bekliyoruz. Gece yola çıkmamızın nedeni ise Paris’e gündüz trafiğinde girmemek ve evin önünde park yeri bulabilmek. Sabah 6 dan önce Paris’e girmiş olmak istiyoruz.

Lozan’dan Kuzeye çıkıp Ballaigues üzerinden Fransa’ya geçme niyetindeyiz.

Fransa’ya kadar güzel olan yol Fransa’ya geçtikten sonra gittikçe daralmaya küçülmeye başladı. Karanlıkta etrafı göremiyoruz ama yol sonunda tarlalar arasından geçen toprak yola dönüştü. Sağda solda hiç bir şey gözükmüyor. Sonunda yol bitecek herhalde diye düşünmeye başladık. Google bizi nereler soktun??
Google map yollarda en büyük kolaylık fakat zaman zamana böyle saçmalıyor. En kısa yol derken böyle yollara sokuyor. Neyse 1-2 saat sonunda Paris otobanına çıktık ve rahat bir nefes aldık.


Paris biz geldik …. güzel bir ağustos gününde Paris’te olmak harika…

Paris anıları ve öneriler için Paris

Gezinin devamı Burgonya yemek ve şarap ülkesi

———————————————————————————————————————————————-

Gezi sırası
14.08.2018 İstanbul- Paris ,  
16.08.2018 Paris,
01.09.2018 Burgonya yemek ve şarap ülkesi
02.09.2018 Burgonaya’nın orta çağdan kalan yüzünü
03.09.2018 Burgonya’da Bağ bozumu
05.09.2018 İsviçre’de küçük bir tur
08.09.2018 İsviçre-İtalya yolu
08.09.2018 Torino
10.09.2018 Verona

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

code