Ninh Bınh

Gezinin başlangıcı için: Ha Long Bay

07.11.2017

Bu gün Ha Long tan ayrılıyoruz. Ninh Binh’e gideceğiz. Burası Vietnam’ın yeni parlamaya başlayan ve  çok bilinmeyen bir bölgesi.

Ha Long tan Ninh Binh’e gitmek için tek yöntemin otobüs olduğunu biliyorduk yol  yaklaşık 175 km ve 3-4 saat sürüyor. Evde bilgisayar başında hesabımız bu otobüse binmekti ancak HaLong a gelip otobüs için rezervasyon yapmak istediğimizde   Her köye girip duran otobüsler  olduğu gibi  ekspres olanların da olduğunu öğrendik ve rezervasyon yaptırmak istedik. Çünkü otobüsün saati tam belli olmadığı gibi yer olup olmadığını da bilmiyoruz. Ancak rezervasyon yapılmadığını öğrenince ne yapalım derken bir taksi bizi uygun bir fiyata götürebileceğini söyledi bizde bu fikre atladık. Zaten otelden otobüs terminaline gitmek ve sonrada Ninh Binh ten kalacağımız başka bir şehir olan Tam Coc’a gitmek için zaten taksiye binecektik.. doğrudan taksi ile gitmek biraz daha pahalı olsa da bize çok vakit kazandıracak. Şoförle anlaştık ve saba erkenden bizi gelip alacağını söyledi.

Sabah erkenden otelin önündeyiz dün akşam anlaştığımız taksi yi bekliyoruz…

Nihayet taksi geldi ve gön ağrırken bizde Ha Long tan ayrıldık.. Yol önce otoban iken sonradan dar şehirler arası yola dönüştü.. dar ve kalabalık yollarda gidiyoruz.. burada araba kullanmak zor..her zaman gittiğimiz yerlerde araba kiralarız ama geçen gece havalanın dan HaLong’a giden yolu görünce risk almak istememiştik; iyi ki de öyle yapmışız. Gerçekten yollar çok kalabalık . Yol kenarına dizilmiş kulübemsi yapılarda tamirciler, bakkal dükkanları, satıcılar ve Pho Bo lokantaları ile dolu.. etrafı seyrede seyrede gidiyoruz. Yollarda arabalar bisikletler ve motosikletler birbirinin arsında gidiyor.

P1017909.JPG

üç buçuk saat sonunda  Ninh Binh’ in 7 km dışında Tam Coc River kıyısındaki Tam Coc River View Homstay  isimli otelimize geldik. Yeşillikler içerisindeki bahçeye açılan odalardan oluşan çok keyifli bir otelimiz var.

ZA080630.JPG

 Ninh Binh’ seyahat planımıza sonrada eklendi burası yeni yeni turizme açılmış bir bölge olduğundan gezi rehberlerin çoğunda bulunmuyor. Roni tesadüfen görmüş ve hemen araya sıkıştırdık. Bu yüzden çok kısa sürede bir sürü yer gezmemiz gerekiyor.

Otelde hızlı bir yemeğin ardından otelden bir motosiklet kiralayıp bölgeyi gezmeye çıktık.

Bai Dinh Pagoda

Bölgede bir çok pagoda yani Budist’lerin dini yapıları var. Ancak biz Bai Dinh Pagoda ya gideceğiz. Burası çok büyük bir dini kompleks. Güney Asya’nın en büyük Budist kompleksi.

Otelden yaklaşık 23 km uzaktaki bu muhteşem yeri görmek için yoldayız. Keyifli bir motosiklet yolculuğundan sonra Google map’in tarif ettiği yere geldik tapınağı görüyoruz ama içine giremiyoruz. Soracak kimsede yok. İçeri giremiyoruz bari burada bir foto çekelim dedik 🙂

P_20171107_114822_1_BF_p.jpg

Sonrada etrafı dolanıp kompleksin arkasına geldiğimizde girişi bulabildik ama çok vakit kaybettik  🙁

Bai Dinh Pagoda Kompleksi  çok büyük içinde bir çok tapınak 500 den fazla heykeli var.

Komplekse giriş ücretsiz ancak  park alanından  ana pagoda  çok uzak. Bu kadar yürümemek için sarı golf arabalarından birine bindik ve az bir ücret karşılığında kısa zamanda ana tapınağa ulaştık.

Ana tapınak alanına geldikten sonra bizi merdivenler bekliyor.. merdivenleri kenarına dizilmiş değişik yüzleri olan buda heykellerine baka baka yukarı tırmanmaya başladık.(360 basamak olduğunu söylediler)

Kompleks Din Dağı üzerine kurulmuş dolayısı ile en yukarı çıkmak çok zor olsa da tepede manzara çok etkileyici.

Yukarı ulaştığımızda Muhteşem bir pagoda karşımızda

Z1010277.JPG

İçi de dışı kadar güzel etkilenmemek mümkün değil.. daha sonra tırmanmaya devam ederek büyük buda heykeline ulaştık

Z1010395.JPG

Buda’nın başından çıkan o çubuk ta nesi ?…anten …inanması zor ama anteni heykelin tam arkasına dikmişler 🙂

PB070167.JPG

ve arkasından muhteşem bir manzara sunan kule ye gidiyoruz.. güzel bir bahçe içinde yürürken tekrar merdivenleri çıkmaya başlıyoruz  binan tepesine de çıkmalıyız ama yorulduk herhalde .. çıksak mı çıkmasak mı derken asansör varmış çok sevindim ücretli ama olsun tepeye çıkmaya değer

Z1010294.JPG

Yukarı çıkınca çok etkileyici bir odanın içinde altın bir buda heykeli karşılıyor bizi çok etkileyici bir ortam nutkum tutuldu.. kıpırdayamadım

Z1010306.JPG

bu güzelliğe dalmış seyrederken bir de dışarıya çıkayım dedi… off burada inanılmaz bir manzara var 360 derece bütün kompleks ve etraf seyredile biliyor. Hava biraz puslu da olsa manzara hala güzel

P_20171107_132919_p.jpg
P_20171107_132941_p.jpg

Burada saatlerce kalabilirim ama görülecek çok yer var ve vakit çok az…keşke buraya 1 gün daha ekleyebilseydik..

Artık dönüş vakti golf arabasına binmek yerine yürümek istedik yol hem kısa hem düz..

Çıkışta yemek yemek veya alışveriş yapmak mümkün ama biz birer muz alıp yola devam etmek istiyoruz. Şansımıza etraf çok kalabalık değil.Şubat-mart ayında  Budistlerin yeni yılı nedeni ile bir festival yapılıyor dolayısı ile burası  çok kalabalık oluyormuş.

Buraya doyamadık ama yola çıkma vakti..

Şimdi Trang an mağaraları…

Trang an

Bence sadece burayı görmek için bile Vietnam’a gelinir. Gerçekten muhteşem bir doğada huzur dolu bir ortamda 3 saat geçirdik.

Trang An doğal alanı, kireç taşı kayaların oluşturduğu tepelerin arasındaki sular ve bu suların oluşturduğu mağaralardan oluşuyor.  Burası 2014 yılında dünya doğal mirası ilan edilmiş. Dolayısı ile çok iyi korunuyor.

Su kenarında bulunan merkeze geldiğimizde saat 15.00 civarı idi. Dolayısı ile kalabalıklar azalmış ortalık sakinleşmişti. Su kenarında küçük tekneler ve onları kullanan Vietnam’lı kadınlar bizi bekliyor.

Girişte kısa veya uzun tur seçeneklerinden uzun olanı seçip hemen bir tekneye binip geziye başladık. 

P_20171107_160826_1_BF_p.jpg

Doğa muhteşem küçük bir gölde geziyor gibiyiz altımızda çok derin olmayan berrak bir su ve içinde yosunlar gözüküyor. Küreklerin sesi ve arada kuşların sesinden başka ses yok. Nefes almaya korkuyor insan.. hayranlık içerisinde giderek buyuk bir kayalık bir tepeye yaklaşmaya başladık

tekneyi kullanan kadın bu kayanın altından geçeceğiz dediğinde inanamadım.. derken yaklaştıkça kafalarımız iyice eğin dedi.. korkmamak mümkün mü 😉

Z1010454.JPG

yaklaştıkça delik bira büyüse de koskocaman kayanın altına girmek ürkütücü.

Z1010455.JPG

mağaranın içinde sessizce kayarken karşımızda mağaranın çıkışı belirince rahat bir nefes aldım.

Mağaradan çıktığımızda sanki başka bir dünyaya gelmiş gibi bambaşka bir manzara ile karşılaştık. Uzay filmlerinde kara delikten geçerler de başka bir evrene girerler ya onun gibi olduk.

Z1010444.JPG

tekrar sakinlik içinde gezmeye devam ediyoruz. Eğer dünya üzerinde bir cennet varsa burasıdır diye düşünüyorum.. o kadar güzel ve huzurlu ki..

Z1010485.JPG

gezi devam ederken tepelerde yada sahilde bir çok pagoda var. Bunlara yakın yerlerde durup tepelere tırmanmak mümkün ama biz bu gün çok tırmandık ve hava kararmadan bu geziyi tamamlamak gerekiyor ama dayanamayıp su kenarındaki küçük pagodayı geziyoruz.

Z1010497.JPG
Z1010500.JPG

sandalcımız bizi dışarıda bekliyor ..hava kararmaya başladı  neyse ki gezinin sonun geliyoruz  11 adet mağaradan geçip turu tamamlamak üzereyiz.. derken yağmurda başladı.

Geri döndüğümüzde hava iyice karamış ve yağmurda şiddetlenmeye başladı…motosikletle gitmemiz gereken 20 km yol var. 

seyahatlerde her zaman yanımda  torba  yağmurluk bulundururum şimdi işe yarama vakti..

yağmurlukları giyip yola çıktık.. ilk başlarda soğuk ve ıslanma dışında problem yokken ana yola çıkınca hızla giden arabaların yanında gene hızla giden motorların arasında kaldık..arabalar süratle yanımızdan geçiyor, üzerimize su atıyor, rüzgarında savruluyoruz ; bu arada diğer buraya alışık motorcular bizi geçmeye çalışıyor.. gereğinden fazla heyecanlı bir yolculuğun sonunda otelimizde dönünce derin bir nefes aldık. Ama yağmurluklar pek bir işe yaramamış biz iç çamaşırımıza kadar ıslanmışız..

P_20171107_181729_p.jpg

bu da Roni’nin hali.. Neyse duşumuzu alıp kuru kıyafetlerimizi, giyene kadar yağmur durdu ve biraz etrafı gezip bir şeyler yedikten sonra erkende uykuya..

08.11.2017  Tam Coc

Sabah erkenden kalkıp otelde nehir kenarında kahvaltımız ederken önümüzde sandallar, suda nilüferler.. çook keyifli

Z1010505.JPG
P_20171108_074617_1_p.jpg
ZA080629.JPG
Z1010508.JPG

bir taraftan krep ve meyvelerimizi yiyor bir taraftan da meyve satıcısı sandalcıların güne hazırlanmasını izliyoruz. Kahvaltıdan sonra bu defada Tam Coc’tan sandal kiralayıp burayı gezeceğiz.

Trang Am ‘a göre burası daha turistik ve daha kalabalık. Gende keyifle geziyoruz. Burada sandalları çoğunlukla kadınlar kullanıyor ve kürekleri ayakları ile çekiyorlar.

Z1010518.JPG

işte bizim sandalcımız

Z1010567.JPG

sabah hazırlanan satıcılar yerlerini almış

Z1010597.JPG

ve muhteşem doğa manzaraları gene sahnede

Z1010601.JPG

Tekne turundan dönünce dün kiraladığımız motosikleti alıp etrafı gezmeye çıktık.. daha çokta pirinç tarlalarını merak ediyoruz.

Gerçekten de alışık olmadığımız bir doğa ve yaşam biçimi var etrafımızda.

PB080213.JPG
PB080214.JPG
Z1010611.JPG
Z1010616.JPG

otele dönüp toparlanmanın zamanı geldi.  Bu akşam uzun bir yolculuk var. Kuzeyde  Çin sınırında Sapa ya gideceğiz.

İstanbul’da seyahati planlarken Ninh binh’ten trenle Hanoi’ye oradan da gece otobüsü ile Sapa’ya gitmeyi planlamıştık hatta tren biletini almıştık. Fakat bu gün şehirde gezerken buradan direk Sapa’ya otobüs olduğunu öğrenince tren biletin yakıp buradan otobüse binmeye karar verdik.

Bir çok Asya ülkesinde olduğu gibi Vietnam’da da yataklı otobüsler var.  Koltukların sırtı dik değil yatık yanı oturmuyor yatıyorsun öndekinin arkasına da ayaklarını uzatıyorsun. Oldukça rahat gözüküyor.

Akşam üzeri toparlandık otobüsü beklemeye başladık. Otobüs geldi ben bavullara bakarken Roni otobüse bindi ve bir patırtı koptu. Roni’nin bağırmasını duyuyorum birde cırtlak bir kadın bağırıyor. Koştum otobüse binilen kapıya bir de ne göreyim kadın Roni’nin ayaklarına vuruyor ve bağıra bağıra elinde bir naylon torba bir şeyler söylüyor. Roni çıldırmış kadına bağırıyor. Ne oluyor derken anladım ki otobüse binerken ayakkabıların çıkartılması gerekiyor ve kadının verdiği naylon torbaya koymak gerekiyor. Tabii bunu bilmeyen Roni ayakabılarla otobüse binmeye çalışınca kıyamet kopmuş. Otobüs maceramız böyle tatsız başladı ve öylede gitti.

Öncelikle Roni’yi otobüs tuttu ve sıkıntı bastı. Uyumak imkansız çünkü Roni’yi döven kadın sürekli konuşuyor ve radyoda bangır bangır müzik çalıyor.  Roni çook mutsuz bıraksan inecek otobüsten insin de nereye gidecek mecbur dayandık. Neyse ki yolculuk düşündüğümüzden kısa sürdü. 

kızgın Roni

Sabaha karşı Sapa’ya geldik.

Gezimizin devamı Sapa

———————————————————————————————————————–
Gezi Kronolojisi
Asya’nı doğusunda egzotik dört ülke
Vietnam
04.11.2017 HaLongBay
07.11.2017 NinhBinh
09.11.2017 Sapa
11.11.2017Hanoi
Kamboçya
12.11.2017 Siem Reap
13.11.2017 Angkor Wat
Myanmar
15.11.2017 Bagan
17.11.2017İnle Gölü
Tayland
19.11.2017 Puket

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

code