Rovinj – Istra Yatımadası’nın incisi

Istra Yatımadası

Istra yarımadası nerede?

Istra yarımadası Hırvatistan’ın kuzey bastısında Adriyatik denizine uzanan bir yarım ada. Istra doğası kültürü ile Hırvatistan’ın diğer bölgelerinden çok farklı. Burada İtalyanca ve Hırvatça resmi dil olarak kabul edilmiş olsa da özellikle güneyde Istrot konuşuluyor.

Istria, dağlık arazisi, pitoresk dağ kasabaları ve İtalya ile karşılaştırılabilecek mutfağı ile ‘yeni Toskana’ olarak değerlendiriliyor.
Istra’nın iç kısımları dağlar ve yemyeşil ormanlarla kaplı. Bu ormanlardan toplanan mantarlar bölgenin mutfağına damgasını vurmuş.

Bölge özellikle mükemmel zeytinyağı ile öne çıkıyor. İstrian yarımadasında, Roma döneminden beri zeytin yetiştiriliyor ve zeytinyağı yapılıyor. Istria’nın güneybatı kıyısındaki Veliki Brijuni adasındaki 1600 yıllık zeytin ağacı Akdeniz’in en yaşlısı. Biz gidip görmedik fakat fotoğrafları bile etkileyici.

Istra yarım adasının iç kısımlarındaki ormanlar sahile gelindiğinde kayalıklı plajlar, renkli balıkçı kasabaları ile yer değiştiriyor.

Yaklaşık 1 aydır Avrupa’nın ortalarında gezinip denizden uzak kalınca Akdeniz’in kokusu o kadar güzel geldi ki. Arabanın camlarını açıp yumuşacık deniz ve dağ havasını içimize çekerek keyifli bir yolculuktan sonra Rovinj’e yaklaşıyoruz. Fakat denizi öyle özlemişiz ki şehri gezmeyi ertesi güne bırakıp doğruca kampinge gitmeye karar verdik.

Hırvatistan’ın muhteşem kampingleri var. En güzel kampingleri ise Istra yarımadasında gördük. Hırvatistan’da kamp- karavan sayfasında Hırvatistan’ın kampinglerini detaylı olarak anlattım.

Bu güzel kampinglerden birinde yer bulduk üstelik şansımıza deniz kenarında bir yer.

Deniz çok güzel hava mis. Akşam üzeri Luican’dan üniversiteden mezuniyet haberini de alınca keyfimize diyecek yok.

Güneş batımında yeni ay çıkmış deniz prıl prıl.
Bir şişe şarap açmanın tam zamanı. Kutlama var.

Keyifli bir gece ve rahat bir uykudan sonra bu günüde burada geçirmeye karar verdik. Deniz ve güneşin tadını çıkartıp biraz da toparlanırız dedik.

Muhteşem Adriyatik denizi

Rovinj

13.09.2018

İki gün tembellik yeter, gezme vakti geldi. Toparlanıp Rovinj’i görmeye gidiyoruz.

Rovinj tam bir orta çağ kasabası

Rovinj önce Roma sonra Venedik hükümdarlığında kalmış küçük bir balıkçı şehri. 250 yıl öncesine kadar anakaraya çok yakın bir adayken 1763 yılında aradaki kanal doldurularak yarım adaya dönüşmüş.

Daracık sokakları ve tepedeki ihtişamlı katedrali ile tipik ortaçağ kasabası.

Tepedeki St. Euphemia kilisesi Venedikli mimar Giovanni Dizzi tarafından 1736 yılında yapılmış ve çan kulesi Vendik’teki St Mark kilisesininkinin bir kopyası.

Rovinj’in daracık sokalarına girip keyifle gezmeye başladık. Her girdiğimiz sokak bize İtalya’yı hatırlatıyor. Etrafımızda konuşulan İtalyanca mı, yoksa şehrin yüzyıllardır İtalyan kültüründe yaşamış olmasından mı bilmiyorum ama burası bir İtalyan kasabası.

Parke taşlı yollarda sağlı sollu küçük dükkanlar, kafeler ve lokantalar rengarenk çiçeklerle süslenmiş.

Keyifli bir gezinin ardından yola çıkacağız fakat dükkanlarda gördüğümüz salamları dayanamayıp alan Roni’nin birden karnı acıktı 🙂 Ve Rovinj manzarasında küçük bir yemek molası vermek zorunda kaldık.

Istra yarımadasında bir başka güzel şehirde Pula. Özellikle buradaki Arena Roma dönemimden kalen en büyük amfitiyatrolar dan biri. Ama Rovinj’de düşündüğümüzden fazla zaman geçirip Zadar’a da güneş batmadan yetişmek istediğimizden Pula’yı bir başka sefere bırakıp Zada’a doğrun yola çıkıyoruz.

———————————————————————————————————————————————-

Gezi sırası
14.08.2018 İstanbul- Paris ,  
16.08.2018 Paris,
01.09.2018 Burgonya yemek ve şarap ülkesi
02.09.2018 Burgonaya’nın orta çağdan kalan yüzünü
03.09.2018 Burgonya’da Bağ bozumu
05.09.2018 İsviçre’de küçük bir tur
08.09.2018 İsviçre-İtalya yolu
08.09.2018 Torino
10.09.2018 Verona

11.09.2018 İtalya’dan Hırvatistan’a
13.09.2018 Rovinj – Istra Yatımadası’nın incisi

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

code