Nairobi

11.03.2011

İstanbul’dan gece kalkan uçağımız altı buçuk saat sonra sabaha karşı Nairobi’ye indi. Kenya Türkiye ile aynı saat diliminde bulunduğu için saat farkından dolayı herhangi bir sıkıntı yaşamadan rahat bir gece yolculuğu yaptık.

Önceden Raju’nun ayarladığı araba ve şoför bizi alıp kalacağımız yere götürecek.

Günün ilk ışıklarında Nairobi sokakları boş; ama şoförümüz günün ilerleyen saatlerinde inanılmaz bir kalabalık sokakları dolduracak diye anlattı. İlk gözümüze çarpan yüksek ve modern binalar. Sabahın bu saatinde şehrin bir ucundan diğerine arabayla bir yolculuk iyi oldu böylece Nairobi’nın nasıl bir yer olduğunu görmüş olduk.

Kalacağımız yer bir Westwood Park Country Club. Burası Nairobi’nin en eski golf ve tenis kulübü. Biz, kulüp üyelerinin misafirleri için hazırlanmış, otel bölümünde kalacağız..

Yüksek duvarlar ile çevrili büyük bir yerin önüne geldiğimizde şoförümüz hemen arabadan inip bize dar bir kapının zilini çaldı ve çıkan kişi ile biraz konuştuktan sonra kapı açılıp içeriden iki kişi geldi ve bavullarımızı aldı. Yüksek duvarlar , dikenli teller, kontrollü kapı ve kapıdaki bekçiler den oluşan bu koruma kalkanı biraz ürkütücü geldi ama zaman içerisinde göreceğiz ki sadece Nairobi’de değil Afrika’nın bir çok büyük şehrinde maalesef suç oranı çok yüksek dolayısı ile koruma gerekiyor. Bizde şoförümüze veda edip dar iki kapıdan geçip muhteşem güzellikte bir bahçeye girdik. Burası kulüp binasının önündeki bahçe …

Bahçeden geçip odamızın balkonuna çıktığımızda, Afrika’nın sesleri eşliğinde yumuşacık bir hava, mis gibi çiçek kokusu ve yeni doğan güneşin yumuşak ışığında manzara….mutluluk ve keyifle kalakaldık.

Afrika’nın muhteşem doğası

Raju’nun üye olduğu bu Golf kulübü ağırlıklı olarak Hint kökenli Kenya’lıların geldiği bir yer.

Sabah odamızda biraz dinlendikten sonra gelirken gördüğümüz bahçede güzel bir kahvaltı için Raju ile buluştuk. Kahvaltı da klasik İngiliz kahvaltısı veya Hint kahvaltısı seçebiliyorsunuz. Bizde hemen Naan (Hintlilerin ekmeği bizim pidelere benziyor) ve çeşitli acılı soslardan ve sebzelerden oluşan kahvaltıyı istedik. (Değişik bir şeyler deneyeceğiz ya..). Ama Hint yemeklerini çok sevsem de, gelen kahvaltı çok güzel olsa da sonraki günler biraz daha alışık olduğumuz kahvaltıyı tercih edeceğim herhalde. Sabah sabah bu kadar acı ve baharat fazla geldi…

Keyifle kahvelerimizi içip sohbetin ardından Nairobi’yi gezmeye çıktık.

Nairobi

Afrika’nın doğası içerisinde yükselen bir beton ormanı Nairobi

Nairobi Doğu Afrika’nın en kozmopolit şehri ve Kenya’nın başkenti.
Bir zamanlar bataklık olan bölge üzerine kurulmuş ve burada yaşayan Masaai kabilesi bölgeye ” Enkare Neerobi ” adını vermiş; yani, serin suların olduğu yer.
Şehir gittikçe büyümüş ve ülkenin çekim noktası olmuş. Kenya’nın birçok bölgesinden gelen insanlar burada bir Kenya’nın özetini oluşturmuş.

Nairobi sokakları

Şehir yıllar içinde büyümüş. Merkezde banka ve iş merkezi binaları gök yüzüne yükselmeye başlarken şehrin etrafını gece kondu mahalleleri sarmış.

Nairobi dış mahalleleri

Nairobi sokakları cıvıl cıvıl, renk renk. Bu kalabalık şehirde toplu taşıma otobüs ve minibüslerle yapılıyor. En yaygın olarak ta 14 kişilik “matatus” denen minibüsler kullanılıyor.

Nairobi şehir içi ulaşım aracı matatus
Kenya’da şehirler arası otobüs kullanımı çok yaygın

Nairobi’den başka bir şehre gitmek istiyorsanız her biri başka renge boyanmış cıvıl cıvıl otobüsleri kullanabilirsiniz.

Nairobi’nin sokaklarında gezerken gördüğümüz yüksek, modern binalar ve etraftaki fakir halk büyük bir tezat oluşturuyor.

Jamia Camii;
Nairobi’nin en önemli camii, 1900’lerin başlarında yapılmış. Klasik Arap İslami mimari özelliklerini taşıyan camii muhteşem mermerleri ile göz kamaştırıyor.

Nairobi güvenlimi?

Ben her yerin ve her ülkenin kendine göre dinamikleri olduğuna ve her yerin güvenli yada tehlikeli olabileceğini düşünürüm. Gezilerimizde olabildiğince kıymetli eşyalar taşımamaya dikkat ederiz. Biraz nakit, pasaport ve Kamera dan başka hiç bir kıymetli eşyamız olmaz.
Tabii ki Kenya’ya da bu şekilde gittik. Üstelik lokal biri ile gezeceğimiz için daha da güvenli olacağımızı düşünüyorduk. Ama ilk gün arabada giderken kucağımda fotoğraf makinam camı açtım ve hemen Raju uyardı. Camı kapamamı ve makinayı saklamamı söyledi. Yok artık dedim içimden.
Nairobi gerçekten tehlikeli olabilecek bir şehir. Lüks ve fakirlik bir arada, Afrika’nın bir çok yerinden gelmiş ve burada işsiz kalmış çok insan var. Dolayısı ile hırsızlık çok fazla. Bir çok hikaye dinleyince insanlar korkuyor ama abartmamak ama dikkatli olmak gerekiyor.
Kenya’da büyük şehirlerin dışına çıkıldığında ortam tamamen güvenli hale geliyor. Kırsal da yaşayan halk renkli, güler yüzlü ve çok sakin.

Nairobi ilginç bir şehir olsa da Kenya’ya gelen bir çok turist burayı bir geçiş yeri olarak kullanıyor ve burada fazla kalmadan ülkenin büyük ulusal parkların geçiyor. Dolayısı ile şehirde çok fazla turiste rastlamadık.

Nairobi’de gezilecek yerler;

Nairobi National Park
Kenya’nın ilk milli parkı olan Nairobi Ulusal Parkı, Nairobi şehir merkezindeki gökdelenlere sadece yedi kilometre uzaklıkta. Kenya’a gelipte Safari’ye gitmeyecekseniz. Küçük bir safari deneyimi içn çok güzel bir alternatif olabilir.

Nairobi Ulusal müzesi
Müzede 900’den fazla doldurulmuş kuş ve memeli, Turkana Gölü’nden fosiller, çeşitli yerel kabile ye ait etnik sergi ve yerel sanat sergileri bulunuyor. Kenya’yı hızlıca tanımak için iyi bir seçenek olsada biz maalesef gezemdik.

Karen Blixen Müzesi
Out of Africa “filmini izleyip te beğenmeyen var mı?… Karen Blixen filimin temelini oluşturan kitabın yazarı. 1917 yılında yaşamaya başladığı evi müze ye dönüştürülmüş.

Çoğunlukla arabayla da olsa Nairobi’yi gün boyu gezdik. Kalabalık sokaklar, fakirlikle zenginliğin tezadının yaşandığı bu şehir de beni en çok etkileyen se bazı binaların camından baktığınızda zürafaları zebraları ve diğer vahşi hayvanları görebilmek oldu. Vahşi yaşamla böylesine iç içe bir şehir Nairobi.

Westgate Alışveriş Merkezi

Günün sonunda Nairobi’nin lüks bir alışveriş merkezi olan Westgate’e gittik. Gerçekten son derece modern ve lüks bir alışveriş merkezi. Çoğunlukla yabancıların alışveriş ve yemeğe geldiği bir AVM. Bir kez daha zengin ve yoksul arasındaki uçurumu burada görmek mümkün.

Maalesef bizim ziyaretimizden 2 sene sonra bu AVM’ye teröristler  düzenledikleri kanlı baskında en az 68 kişi öldü 293 kişide yaralandı. Haberleri izlerken içimiz parçalandı.

Bir Moğol lokantasında keyifli bir yemek yedik ve günü tamamladık.

Yarın Safari ye gidiyoruz.

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

code